![]() | ||||||||||||||||||||
SEMBOLÜNÜZ HANGİSİ?ÜYE GİRİŞBÜLTEN ÜYELİĞİ
Haber listemize kaydolarak tüm yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.
HABER ARAHEDİYE ÖNERİLERİVİDEO ARA |
Elmasın Tarihi
Doğanın en kıymetli hediyesi elmas; binlerce yıldan bu yana... Doğadan mücevhere uzanan yolculuk
Doğanın en kıymetli hediyesi elmas; binlerce yıldan bu yana bolluğu, sonsuzluğu ve aşkı simgeler. Hindistan’da elmas, ayrıcalıklı özellikleri ve sertliği nedeniyle geleneksel bir tılsım olarak büyük bir üne sahiptir ve özellikle erkekliği simgeleyen cesaret ve iktidar sembolü olarak kullanılmıştır. Büyük İskender’in Elmaslar Vadisine ulaştığında vadi zeminin elmaslarla döşendiği ve bu elmasların ölümcül bakışlı devasa yılanlar tarafından korunduğu hikayesi anlatılır. Ancak hikayeye göre Büyük İskender yılanları kandırarak elmaslardan uzaklaştırmıştır. Elmasın benzersiz özellikleri, kabaca işlenmiş bir elmas bile olsa onun insanlar üzerinde sembolizm, mistisizm ve gizemlilik etkisi oluşturmasına neden olmuştur. Gizemlilikle batıl inanç oluşumu arasında küçük bir basamak vardır. Örneğin Romalılar, taşın onları zehirden ve belalardan koruduğuna inanmışlardır. Ayrıca elmas yardımıyla uykusuzluktan, büyülerden, korkudan ve ağrılardan kurtulunduğuna inanan insanlar da bulunmaktadır. Barışmanın mücevheri İki kişi arasındaki aşkın sembolü olarak elmas, ayrıca “ barışmanın mücevheri” olarak da adlandırılır. Romantikler, Roman tanrısı Cupid’in oklarının elmastan yapıldığına inanmışlardır. Ancak daha az romantik olan Chatrine de Medici’nin düşmanlarından kurtulmak için ‘veraset tozu’ adı verdiği ince öğütülmüş elmastan yapılan bir zehir kullandığına dair söylentiler de mevcuttur. Günümüzde elmas; nişanlanmak, yeni çocuk sahibi olmak ve yıldönümleri gibi önemli duygusal olayları kutlamak veya kişisel başarıları ölümsüzleştirmek için kullanılan bir sembol olmuştur. Evlilik teklifinin vazgeçilmezi 4 bin yıl önce Hindistan’da bulunduğu günden bu yana mihraceler, krallar ve prenslerin taptığı pırlanta, günümüzde de kadınların büyük ilgisini çekiyor. Geçmişten günümüze kadar pırlanta hakkında anlatılan pek çok öykü var. Mesela Eski Yunanlılar pırlantanın gökten düşen yıldız parçaları olduğuna inanırken kimileri Eros’un oklarının ucunda da pırlanta olduğuna inanmış. Bu yüzden midir bilinmez, pırlanta her zaman aşkın sembolü olarak görülmüştür. Ancak pırlantanın evliliğin ve aşkın simgesi olması 1477 yılına dayanıyor. Avusturya Arşidükü Maximillian, Mary’ye aşkının sembolü olarak bir pırlanta yüzük armağan etmesi dünya çapında bir geleneğin başlamasına da neden olmuştur. Alevler arasında işlenmesiyle aşkın gücünü ve tutkuyu kuvvetle yansıtan pırlanta, ışıltısı ve güzelliğiyle kadını baştan çıkaran bir özelliğe sahiptir. Yüzyıllar öncesinde pırlanta bu kadar önemliyken aslında günümüzde de durum pek farklı değil. Çünkü hala çoğu kadının hayalini tek taş bir pırlanta eşliğinde edilecek evlilik teklifi süslüyor. Günümüz kadını mücevheri bir güç, bir statü simgesi olarak görüyor. Bu değer yükseldikçe kadın statüsünün de yükseldiğini hissediyor.
|
İSTEKKARTGÜZEL SÖZLER
Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?
Nietzsche
DEĞERLİ TAŞLARCNNTurk.com HABERFIRSATFACEBOK & TWİTTER
GOOGLE ÇEVİRİ Çeviri |
||||||||||||||||||
|
Arismedya.com © 2010 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu www.e-aris.com - www.arisdiamond.com - www.arisevlilik.com - www.aris.com.tr |
||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||