Ariş Medya - Pırlanta ve Mücevher Portalı

BURÇLAR VE TAŞLAR


GELİNLERE ÖZEL


ÜYE GİRİŞ



Şifremi Unuttum Üye Ol

CANIM ANNEME


ELMAS HAKKINDA


HABER ARA


Gelişmiş Arama

DİĞER SİTELERİMİZ

 
E-Ticaret:
  arispirlanta.com
  arisdiamond.com


Kurumsal Sitemiz:
  aris.com.tr

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

MELEKLER KAHVESİ


ANKET

En çok kullandığınız takı hangisidir?









Tüm Anketler

VİDEO ARA


BÜLTEN ÜYELİĞİ

Haber listemize kaydolarak tüm yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Hayat uzak değil ki...

Kerim Güzeliş

10/Kasım/2016, 14:16

Kerim Güzeliş

Hayatımızdan memnun muyuz?
Kendimizden, çevremizden ve yaptıklarımızdan?
Büyük çoğunluğun bir çırpıda ‘hayır’ cevabı vereceğinden emin olabilirsiniz. Bugünün tüketim toplumunun yarattığı yapay dünyada, böyle bir sonuca varmak kaçınılmaz.
Sonu gelmeyen, sınır tanımayan tüketme güdüsü, hiçbir şekilde tatmin etmeyen, avutmayan maddi değerler, insanları mutsuz hale getiriyor.
İşte bu mutsuzluk çok sayıda insanın yapay dünyadan el çekmeye başlayıp manevi dünyaya yönelmesine, spiritüel alanda cevaplar ve çareler aramasına en büyük sebeptir.
Bu yanlış mı? Aslında hayır. İçimize yolculuk yapmak hata olabilir mi? Maddi kaygılardan uzaklaşmak, lüzumsuz yüklerden ve endişelerden kurtulmak neden yanlış olsun ki… Kendine yolculuk yapmak, kendinin farkına varmak, dünyaya geliş sebebini idrak etmek, maddi dünyanın dayattıklarından kurtulmamızda önemli rol oynar. Çünkü o zaman lüzumsuz yüklerimizin, anlamsız hırslarımızın, asla tatmin olmayan sahip olma güdümüzün farkına varabiliriz.
Farkına varmak, kendimize verdiğimiz zararı görebilmek, arınma yolunda atacağımız en büyük adımdır. Bu adımın ardından, sevginin ve huzurun ötesinde kazanmak için kendimize eziyet ettiğimiz pek çok maddi değerin anlamsızlığı çıkar ortaya… Bizi engelleyen ve hayatın tadını çıkarmaktan uzaklaştıran zincirler kırılmaya başlar. Yapay hırslardan ve şartlanmalardan uzaklaşır. Bu noktaya ulaşmak kolay değil gibi gözükse de kendimize bir yolculuk yapmaya niyetlendiğimizde bile farkı görebiliriz. Yüklerimizin yavaş yavaş uzaklaştığını hissetmeye başlarız.
Maddi kaygıların, dibi delik bir kova misali bitmeyen isteklerin kıskacından kurtulmaya başladığımızda yaşamı hissederiz. Sevginin, üretmenin ve paylaşmanın sırrını keşfetmeye başlarız.
Kendimize bir iyilik yapalım ve içimize bir ayna tutalım. Ne varsa yüzleşmekten korkmayıp gereksiz olanları atmaya bugünden başlayalım! Bunu yaparken nicedir boşverdiğimiz küçük ama anlamlı detayları hatırlamamızda yarar var.
Karşılaştığımız birine selam vermek, tanımadığımız birine gülümsemek, bir sebepten karşımızdakini takdir etmek, iyi bir başlangıç olabilir. Belki bir yaşlıyı ziyaret etmek, o an ihtiyacı olana bir şekilde yardımda bulunmak, bir şeylere çare olabilmek ne büyük haz verir insana; tüm bunları yaşamak, hayatımızın asıl amacını hatırlatır bizlere…
Uzunca bir süredir farkında bile olmadığımız detaylarda gizlenmiş huzuru ve mutluluğu keşfetmeyi de unutmayalım. Doğaya kulak kesilmek; kuşların cıvıltısını dinlemek, rüzgarı tenimizde hissetmek, dalga seslerini dinlemek, çimlerin, toprağın kokusunu içimize çekmek, güneşin doğuşuna uyanmak, batışını kaçırmamak, renkten renge değişen gökyüzünü seyretmek “an”ı yaşatır ve suni her şeyden uzaklaştırır bizi…
Kuşkusuz çalışmaya, üretmeye de devam edeceğiz. Çoğumuz için hayatı zorlaştıran, hayattan uzaklaştıran bir konu olabilir ancak işimizi yaparken de yaşamımızı güzelleştirmek mümkün. Burada en önemli nokta; işimizi severek yapıyor olmamız ve her ne yapıyorsak en iyisini yapmaya çalışmamızdır. Çünkü ancak o zaman ortaya koyduğumuz değerler bizi tatmin eder ve motive olmamızı sağlayabilir. Bilgimizi, deneyimlerimizi, emeğimizi ve sevgimizi kattığımız takdirde yaptığımız işten keyif almak çok da zor değil.
Tabii bunun yanında insan faktörünü de unutmamak gerek; birlikte çalıştığımız, bir şeyler üretmek için bir araya geldiğimiz, bir şekilde alışveriş içinde bulunduğumuz insanlardan bahsediyorum. İlişkilerimizi belli bir dengede tutmak kolay olmayabilir ancak buna ulaşmaya çalışmalıyız. Diğer bir önemli nokta da kazanma hırsının tüm değerlerin önüne geçmesini engellemek. Farkında olmaksızın sürdürdüğümüz yaşantılarımızın bize dayattıklarından biri de bu; maddi kaygıların, kazanma hırsının pek çok değerin önüne geçmesi ve bunun bir kısır döngü haline gelmesi. Hep daha fazlasını istemek, bu uğurda insanlardan, yaşamın güzelliklerinden vazgeçmek. Ama unutmayalım ki hayat o kadar uzun değil. Daha fazlası için gözü kapalı uğraşırken kaçırdıklarımız, vazgeçtiklerimiz ve kaybettiklerimiz ne yazık ki geri gelmez.
İşte bu nedenle, sevdiklerimizden, onlarla hayatı paylaşmaktan, insana, doğaya değer vermekten kısacası ‘yaşamak’tan uzaklaşmayalım. Farkında bile olmadan taşıdığımız fazlalıklardan kurtulup bugünden itibaren hayatımızı keyifli hale getirmeye başlayalım.
Kendinizin ve yaşamın güzelliklerinin farkına vardığınız aydınlık günler diliyorum…

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KATALOGLARIMIZ

PRATİK BİLGİLER


BEN BİR GÖKKUŞAĞI ÇOCUĞUYUM10/Kasım/2016

GÜZEL SÖZLER

Hayatın kuralı bu: Ya yanlış zamanlarda doğru insanları karşına çıkarır ya da yanlış insanla zamanını harcatır.
Seneca

İSTEKKART

SİYAH ELMAS


DEĞERLİ TAŞLAR

PARİ YAZARLAR

TIKLA OYNA


GALERİ

GOOGLE ÇEVİRİ

Çeviri

ZÜMRÜT


Arismedya.com © 2010 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu
www.arispirlanta.com - www.arisdiamond.com - www.arisevlilik.com - www.aris.com.tr