Ariş Medya - Pırlanta ve Mücevher Portalı

BURÇLAR VE TAŞLAR


GELİNLERE ÖZEL


ÜYE GİRİŞ



Şifremi Unuttum Üye Ol

CANIM ANNEME


ELMAS HAKKINDA


HABER ARA


Gelişmiş Arama

DİĞER SİTELERİMİZ

 
E-Ticaret:
  arispirlanta.com
  arisdiamond.com


Kurumsal Sitemiz:
  aris.com.tr

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

MELEKLER KAHVESİ


ANKET

En çok kullandığınız takı hangisidir?









Tüm Anketler

VİDEO ARA


BÜLTEN ÜYELİĞİ

Haber listemize kaydolarak tüm yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

BEN BİR GÖKKUŞAĞI ÇOCUĞUYUM

Nuran Nunu İlhan

10/Kasım/2016, 14:18

Nuran Nunu İlhan

Bırak bana kendini, bak sana gökkuşağından bir yatak hazırladım diye fısıldadı hırçın denizin sesi.

Boğazım yırtılacak gibiydi, nefes alabilmek, boğazıma dolan sulardan kurtulmak, yüzeye çıkabilmek için deli gibi çabalıyordum ama her seferinde tam yüzeye yaklaşıyorum derken çok büyük bir dalga ile daha da derinlere çekiliyordum. Ciğerlerime hava doldurmak için o anda yapamayacağım şey yoktu. Ama nafile, ben derinlere çekildikçe yüzeye çıkmak imkânsızlaşıyordu ve çok yorulmuştum. Hırçın Karadeniz beni sevmişti besbelli, dalga üstüne dalga patlatarak kükrüyordu. Bir anda yukarıdan gelen kükremeler durdu. Boğazımın acıması geçti ve her şey sessizleşti. Suyun altı ışıldadı ve denizin sesini duydum.

“Bırak bana kendini, bak sana gökkuşağından bir yatak hazırladım.”

Suyun metrelerce altında gözlerimi açtım ve gördüğüm manzaraya inanamadım. Gözlerimi defalarca açıp kapattım. Etrafımdaki deniz suyu kırmızıların, yeşillerin, sarıların, mavilerin morların kısacası tüm gökkuşağı renklerinin dans ettiği bulutlarla kaplıydı. Ayaklarım muhteşem güzellikte sarı ve mavi renkli bulutlara gömülmüştü. Ellerimi uzattım bir elim yeşilin en güzel tonuna diğer elim kırmızının en canlısına girdi. Gülümsedim renk bulutlarının üzerinde adeta minik yıldızlar ışıldıyordu. Tekrar gülümsedim, o anda içimi kaplayan huzur ve neşeyi tarif etmek mümkün değildi. Ben sanırım boğuldum, dedim sessizce kendi kendime, peki boğulduysam içime dolan bu canlılık bu hayat enerjisi neydi ve yüzümdeki bu gülüş.

Geniş bir gülümsemeyle gökkuşağından yatağıma uzandım ve kendimi o hiçbir yerde bir daha göremeyeceğim eşsiz güzellikteki renklerden oluşmuş buluttan minderlere yavaşça bıraktım.

Derinden bir mırıltıyla ahenkli billur gibi bir şarkı çalındı kulaklarıma. Bu şarkı mıydı yoksa denizin gökkuşağıyla muhteşem bir düeti miydi bilmiyorum ama bana çok tatlı geldi ve yavaşça gözlerimi kapadım…

“Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz” der Kızılderililer ve onların yaşam felsefesi; “Yaşamın bilgeliğinden ruhun gökkuşağına ulaşabilmek” tir. Gökkuşağı güzelliği ve açıklanamazlığı ile insanlığın her zaman doğal bir fenomeni olmuştur. Tarih boyunca insanlar farklı şeklerde gökkuşağını tanımladılar. Mitolojide onun için köprü, kültür, mesajcı, okçu, yay ve yılan vb. gibi sembolik betimlemeler yapılmıştır. Gökkuşağını ‘Tanrıların sarayını dünyaya bağlayan bir köprü’ olarak betimleyen İskandinav mitolojisinde, bu köprüden sadece tanrıların, savaşlarda şehit düşenlerin ve iyi, dürüst, çalışkan bir insan olarak hayatını geçirenlerin geçebileceği anlatılır.
Hıristiyan geleneklerinde Gökkuşağı, Tanrı’nın tufan sonrası Nuh Peygamber’in gemisindekiler dışında tüm insanların canlıların öldüğü sel suları ile kaplı yeryüzünde, gerekmedikçe bir daha böyle büyük bir tufan yaratmayacağına dair verdiği sözün simgesi olarak tufan sonrası yeryüzüne gönderdiği haberci olarak karşımıza çıkar.

Çeşitli kültürlerin eski dönemlerine baktığımızda cennete yürünen bir köprü olarak tasvir edildiğini görürüz. Gökkuşağı Sümer mitolojisinde olduğu gibi bazı kültürlerde ise insanları koruyan ok ve yaylı bir savaşçı olarak anlatılır, gücü, iktidarı, yaşam çeşmesini ve başarıyı sembolize eder. Yunan mitolojisinde gökkuşağı elbiseler giyen kadim Iris, altın kanatlarıyla uçan ve tanrılara haber taşıyan haberci olarak anlatılır. Budistler için “Gökkuşağı” mertebesine erişmeden önce en yüksek mertebe “Nirvana” dır.

Avustralya Aborjinlerin de ise gökkuşağı bir tanrı yılandır ve suyu emerek zaman zaman bu suyu yeryüzüne tükürür. Yağmur olarak yeryüzüne inen bu su; hayatın ta kendisi yaşamın temel taşlarından biridir. Gökkuşağı yılan zaman zaman yeryüzüne görünerek yeryüzünü kontrol eder, insanlar onun verdiği nimetleri acımasızca ve kötü bir şekilde harcarsa sinirlenerek köpürür ve yeryüzüne fırtınalar seller dolular göndererek insanları cezalandırır.

Bir de dünyada tüm toplumlarda ortak olan bir mit vardır ki oda “Gökkuşağı altından geçebilirsen tüm dileklerinin kabul olacağı ve isteklerine kavuşabileceğin” mitidir. Oysa Gökkuşağı harika bir doğa olayıdır. Tüm isteklerine kolayca erişmek için bu doğa harikasının altından geçmek miti çok güzel bir aldatmacadır. Bunu başarabilmenin zorluğu, aslında insanlara önemli bir mesaj veriyor. Çünkü tüm dileklerimize kavuşabilmek için bu harika miti gerçekleştirmenin zorluğu, yaşamımızda çabalamadan, emek vermeden isteklerimize kavuşmayı başaramayacağımızı bize güzel bir şekilde anlatıyor. Bir şeyi başarmak için ter dökmek, koşturmak, bazen düşmek, bazen çıkmak, yorulmak ama yılmadan azimle çalışmak gerekir.




Benim felsefem ise gökkuşağının insana cıvıl cıvıl yaşam enerjisi veren tüm renkleriyle, tüm duruluğunu saflığını güzelliğini, renklerinin uyumunu ve renk doğurganlığını içimde barındırmak ve bu sayede iyi bir insan olmak için çabalamaktır. Yaşamımın her döneminde üretmek, çalışmak, bilginin doyurucu nimetlerinden faydalanmak için daima öğrenmek, bilgiyi paylaşmak, insanlarla iletişimimi gökkuşağı duruluğunda dürüstçe sürdürmek, İnsana hizmet kendine hizmettir diyen düşünür gibi;

Gel ne olursan ol yine gel,
İster kâfir, ister Mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel

diyen Hz. Mevlana gibi insana, çiçeğe, böceğe, yağmura, doluya, yaprağa, taşa toprağa, kısacası hayatın getirdiği tüm nimetlere âşık, hayata şükretmeyi bilen, düzgün bir insan olmaktır. Uğraşmaya da devam edeceğim bir hayat düsturu bu. Hayata benim gibi gülümseyerek bakabilirseniz ne yalnızlıklar sizi korkutur, ne kendiniz,nede hayatın stresi. Her şeyden önce kendinizle barışık olmayı denemelisiniz. Ben gökkuşağını kucaklayarak kendimle çocukken barışan şanslı biriyim. Hayata gülümsemeyi başarabilirseniz, hayat da size her anınızı gökkuşağı gülümsemesiyle taçlandırarak cevap verir.

Gökkuşağı felsefemiz derin. Yazmakla bitmez. Ama siz denizin altındaki o anın sonucunu eminim merak ediyorsunuz. 9 yaşlarındaydım, bir yaz tatilinde Sinop’ta Karadeniz dalgalı ve hırçın bir anındayken istemediğim halde arkadaşlarımın ısrarları sonucunda denize girdiğimde yaşadım bu olayı. Dalgalar o kadar üst üste geldi ve denizdeki bir anafor nedeniyle derinlere çekildim ki yüzeye çıkamadım, Karadeniz ile baş edemedim. Sonunda ilk satırlardaki deneyimimi yaşadım. Boğulmuşum. Arkadaşlarımın çığlıklarıyla bütün sahil seferber olmuş ve derinlere anafor beni sürüklerken bulup uzun saçlarımdan çekerek çıkarmışlar. Uzun çabalar sonucunda suni teneffüsle hayata dönmüşüm. Ama işin en güzel tarafı denizden çıkardıklarında da, uyandığımda da hala gülümsüyormuşum. O günden beri de hayata sevgiyle rengârenk gülümsemeye devam ediyorum. Çünkü ben bir gökkuşağı çocuğuyum.

Hayat sizi gökkuşağıyla taçlandırarak gülümsetsin efendim.

Saygılar,
Nuran Nunu İlhan

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KATALOGLARIMIZ

PRATİK BİLGİLER


BEN BİR GÖKKUŞAĞI ÇOCUĞUYUM10/Kasım/2016

GÜZEL SÖZLER

Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.
Newton

İSTEKKART

SİYAH ELMAS


DEĞERLİ TAŞLAR

PARİ YAZARLAR

TIKLA OYNA


GALERİ

GOOGLE ÇEVİRİ

Çeviri

ZÜMRÜT


Arismedya.com © 2010 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu
www.arispirlanta.com - www.arisdiamond.com - www.arisevlilik.com - www.aris.com.tr